Genel Bakış
Super Mario Galaxy, Mario'yu yerçekiminin adeta bir oyuncak gibi kullanıldığı yepyeni bir uzay macerasının içine fırlatıyor. Nintendo Entertainment Analysis & Development tarafından geliştirilen ve ilk olarak Kasım 2007'de piyasaya sürülen oyun, Bowser'ı durdurmak için Mario'ya düzinelerce farklı galakside Power Stars toplama görevi veriyor. Bowser, Princess Peach'in kalesini Mushroom Kingdom'dan söküp uzaya kaçırmıştır. Kurgu klasik bir Mario hikayesi gibi görünse de, oyunun sunduğu deneyim kesinlikle alışılmışın dışında.
Her galaksi kendi içinde bağımsız bir challenge sunuyor; Mario minik gezegenlerin yüzeylerinde koşuyor, yerçekimi alanları arasında fırlatılıyor ve zeminin ayaklarının altında sürekli değiştiği ortamlarda ilerliyor. Oyunun ölçeğini abartmadan anlatmak zor: hiçbir galaksi bir diğerine benzemiyor ve tek bir level içerisinde sunulup ardından terk edilen mekanik çeşitliliği, herhangi bir platformer standardına göre dudak uçuklatıcı.

Oynanış ve mekanikler
Super Mario Galaxy'nin temel döngüsü, Mario'nun her bir galakside belirli bir objective'i tamamlamasını gerektiren Power Stars toplaması etrafında dönüyor. Bazı yıldızlar, parçalanan asteroitler üzerinde kusursuz bir platforming becerisi gerektiriyor. Diğerleri ise kamerayı ters çeviriyor veya Mario'nun zıplama yeteneğini tamamen elinden alıyor. Oyun yaklaşık her 15 dakikada bir yeni bir mekanik tanıtıyor ve oyuncunun bunu çözebileceğine güveniyor.

Ana mekanikler şunları içeriyor:
- Yerçekimi değiştiren gezegen geçişleri
- Star Bit toplama ve fırlatma
- Motion controls kullanan spin attack
- Yeni yollar açan Luma dönüşümleri
- İkinci oyuncu için Co-star modu
Wii Remote kontrolleri burada bir hile gibi değil, oldukça işlevsel hissettiriyor. Spin yapmak için kontrolcüyü sallamak çok doğal hissettiriyor ve ekrana doğrultarak Star Bit toplamak, ikinci oyuncuya Mario'nun doğrudan kontrolünü almasa bile anlamlı bir katkı sağlama imkanı veriyor.

Yerçekimi mekaniklerini bu kadar özel kılan ne?
Yerçekimi sistemi, Super Mario Galaxy'nin en belirgin özelliği. Mario sadece düz bir zeminde koşmuyor; kürelerin dış yüzeylerinde, platformların alt kısımlarında ve birden fazla yerçekimi kuvvetinin hareket kontrolü için yarıştığı ortamlarda ilerliyor. Küçük bir gezegenden düşmek, onu boşluğa bırakmak yerine en yakın büyük nesneye doğru sürüklüyor.
Bu durum, geleneksel 2D veya standart 3D oyunlarda var olması imkansız platforming senaryoları yaratıyor. Bir level, Mario'nun küçük bir kayanın etrafında koşmasıyla başlayıp, onu ufkun etrafını sardığı daha büyük bir yapıya fırlatabiliyor, ardından yönsel hareketin neredeyse soyut hale geldiği sıfır yerçekimli bir bölüme bırakabiliyor. Physics engine, oyundaki her tasarım kararının temelini oluşturuyor.
Dünya ve atmosfer
Hikaye tanıdık bir Mario temasıyla ilerliyor: Bowser, Mushroom Kingdom üzerinde bir kuyruklu yıldızın geçtiği her yüz yılda bir düzenlenen Star Festival sırasında saldırıyor ve Princess Peach'i kaçırıyor. Mario, gemiye güç veren ve yeterince Star Bit ile beslendiğinde yeni platformlara ve fırlatma rampalarına dönüşebilen yıldız şeklindeki yaratıklar olan Luma'ların yaşadığı bir uzay istasyonu olan Rosalina's Comet Observatory'de buluyor kendini.
Rosalina, Mario evrenine eklenen en unutulmaz karakterlerden biri. Kütüphanede açılan bir resimli kitap aracılığıyla anlatılan geçmişi, oyuna yüksek enerjili galaksi aşamalarının yanında, sırıtmadan yerleşen beklenmedik ve sakin bir duygusal derinlik katıyor.

Etki ve miras
Super Mario Galaxy, 97'lik Metacritic puanıyla şimdiye kadar piyasaya sürülmüş en yüksek puanlı oyunlardan biri. 2007'de sayısız Game of the Year ödülü kazandı ve 3D platformer tasarımı için bir benchmark olmaya devam ediyor. Oyun, Nintendo Switch'te Super Mario 3D All-Stars koleksiyonunun bir parçası olarak mevcut ve yerçekimi tabanlı platforming deneyimini yeni nesil oyuncularla buluşturuyor. Koji Kondo ve Mahito Yokota'nın canlı bir orkestra tarafından icra edilen orkestral müzikleri, oyun dünyasının en çok kutlanan soundtrack'lerinden biri olmaya devam ediyor.









