Genel Bakış
Wolfenstein: The New Order, MachineGames tarafından geliştirilen ve Bethesda Softworks tarafından yayınlanan, 19 Mayıs 2014'te çıkış yapmış efsanevi bir first-person shooter oyunudur. id Software'in güçlü id Tech motoruyla çalışan oyun, Nazi rejiminin üstün teknoloji sayesinde II. Dünya Savaşı'nı kazandığı alternatif bir tarih Avrupa'sında B.J. Blazkowicz'in hikayesini konu alıyor. Oyun, Blazkowicz'in on yıldan fazla süren katatonik durumundan uyandığı 1960 yılına bizi ışınlıyor ve onu, bir imparatorluğu yerle bir edebilecek bir direniş hareketini yeniden inşa etme göreviyle baş başa bırakıyor.
The New Order'ı anında öne çıkaran şey, MachineGames'in yakaladığı o muazzam tonal denge. Oyun, aksiyon konusunda son derece şiddetli ve dur durak bilmez bir tempoya sahip; ancak düzenli olarak sessiz karakter anlarına, felsefi derinliğe ve gerçek duygusal ağırlıklara yer veriyor. Blazkowicz sadece tek cümlelik espriler yapan bir makine değil; o, kaybetmiş bir dünyanın yükünü omuzlarında taşıyan yorgun bir asker ve senaryo bu durumu ciddiyetle ele alıyor.
Oynanış ve mekanikler
The New Order'daki combat, tamamen momentum üzerine kurulu. Oyuncular yerden buldukları veya düşmanlardan aldıkları silahları kullanabiliyor; cephanelik ise tabancalardan pompalılara, lazer silahlardan hem alet hem de silah olarak kullanılabilen portatif kesicilere kadar her şeyi içeriyor. Birçok ateşli silah için dual-wielding (çift silah kullanımı) seçeneği mevcut, bu da çatışmaların hissiyatını ciddi oranda değiştiriyor.

Temel mekanikler şunları içeriyor:
- Siper arkasından, üzerinden veya altından eğilerek bakma
- Dual-wielding uyumlu silahlar
- Fark edilmeyen düşmanlara karşı stealth takedowns (gizli infazlar)
- Kısmen yenilenen, bölümlere ayrılmış sağlık sistemi
- Keşif yoluyla bulunan weapon upgrades (silah yükseltmeleri)
Sağlık sistemi kesinlikle ilgiyi hak ediyor. Canınız bölümlere ayrılmış durumda ve her bölüm kendi kendine yenileniyor. Eğer bir bölümü tamamen kaybederseniz, onu geri kazanmak için bir sağlık paketi kullanmanız gerekiyor. Bu durum, saf yenilenen sağlık sistemine sahip oyunların eksikliğini çektiği o gerilimi, oyunu sinir bozucu derecede eski moda yapmadan başarıyla sunuyor.

Stealth, birçok alanda geçerli bir seçenek. Komutanları takviye kuvvet çağırmadan önce sessizce saf dışı bırakmak, düşman dalgalarının spawn olmasını engelliyor ve oyunculara ateş etmeden önce stratejik düşünmeleri için gerçek bir neden sunuyor. Oyun nadiren tek bir yaklaşımı dayatıyor ve bu esneklik, yaklaşık 12 saatlik campaign boyunca çatışmaların tekrara düşmesini engelliyor.
Dünya ve atmosfer
Alternatif 1960'lar atmosferi, The New Order'ın en etkileyici işlerini çıkardığı yer. Nazi mimarisi, işgal altındaki şehirlerin üzerinde yükseliyor. Dar apartman dairelerindeki televizyonlarda propaganda yayınları dönüyor. Rejim aya bile ulaşmış durumda. MachineGames, sadece estetik olarak bizim zaman çizelgemizden farklı olmayan, aynı zamanda baskıcı ve yaşanmışlık hissi veren bir dünya inşa ediyor.

Hikaye, Blazkowicz'i ters giden bir askeri saldırıdan alıp yeraltı direniş hücrelerine, gizli araştırma tesislerine ve uzaydaki bir Nazi hapishanesine kadar götürüyor. Her bölüm, soğuk Baltık kıyılarından labirent gibi yeraltı sığınaklarına kadar kendine has görsel kimliği olan yeni bir mekana geçiş yapıyor. Tempo neredeyse hiç düşmüyor.

Yan karakterler de oyuncuyla gerçek bir bağ kuruyor. Anya, Set Roth ve Caroline Becker gibi karakterler, kaderlerinin ağırlığını hissettirecek kadar derinlikli yazılmış. 2014 yılında çıkan bir shooter oyunu için bu anlatı tutkusu gerçekten sıra dışıydı ve günümüzde bile etkisini koruyor.
The New Order sadece hikayesi için oynanır mı?
Kesinlikle evet. Single-player campaign ürünün tamamını oluşturuyor ve hakkını veriyor. Multiplayer modu, live-service bileşeni veya gereksiz dolgu içerik yok. The New Order, tamamen hikayesine ve ana karakterine odaklanıyor; sonuç ise daha büyük bütçeli birçok shooter oyununun yakalayamadığı, odaklanmış bir deneyim.
Oyun, campaign'in başlarında yapılan bir seçimin tetiklediği iki farklı zaman çizelgesi dalı içeriyor ve her biri farklı bir perk progression tree (yetenek ilerleme ağacı) sunuyor. Dallardan hiçbiri ana hikayeyi kökten değiştirmiyor ancak ikinci bir playthrough için harika bir neden sunuyor ve campaign boyunca oyunculara farklı taktiksel seçenekler sağlıyor. Hikaye odaklı first-person shooter hayranları için The New Order, türün zirve noktalarından biri olmaya devam ediyor.












