Genel Bakış
Wolfenstein: The New Order'ın bağımsız bir ön hikayesi (prequel) olarak Mayıs 2015'te piyasaya sürülen Wolfenstein: The Old Blood, B.J. Blazkowicz'i Nazilerin İkinci Dünya Savaşı'nı kazanmanın eşiğinde olduğu alternatif bir 1946 yılına, düşman hattının gerisine gönderiyor. MachineGames tarafından geliştirilen ve Bethesda Softworks tarafından yayınlanan oyun, hikayesini her biri kendine has tonu, atmosferi ve düşmanlarıyla iki ayrı bölüme ayrılmış sekiz chapter boyunca anlatıyor.
İlk bölüm olan Rudi Jäger and the Den of Wolves, General Deathshead'in karargahının koordinatlarını çalmak için Castle Wolfenstein'a sızmaya odaklanan gerilim dolu bir infiltration hikayesi. İkincisi olan The Dark Secrets of Helga Von Schabbs ise aksiyonu Wulfburg şehrine taşıyor; burada bir Nazi arkeoloğunun antik eserlere olan takıntısı, tüm macerayı doğrudan doğaüstü bir korku atmosferine sürüklüyor. İki yarı arasındaki bu tonal değişim oldukça bilinçli ve etkileyici.

Wolfenstein: The Old Blood content image
Oynanış ve mekanikler
The Old Blood, kendisinden önceki oyundan ayıran bir dizi yeni mekanik sunuyor. En dikkat çekici ekleme, hem acımasız bir yakın dövüş silahı hem de duvara tırmanma aracı olarak çifte görev gören dual-wield metal boru. Yeni vantage point'lere ulaşmak veya düşman pozisyonlarını flank'lemek için yüzeylere tırmanmak, karşılaşmaların tek düze hissettirmesini engelleyen dikey bir boyut katıyor.

Wolfenstein: The Old Blood content image
Temel combat araçları şunları içeriyor:
- Uzun menzilli çatışmalar için Bolt-action rifle
- Crowd control için Kampfpistole el bombası fırlatıcı
- Yakın mesafe temizliği için 1946 shotgun
- Yakın dövüş takedown'ları için Dual-wield borular
- Stealth ve aksiyon yükseltmeleri için yeni perk sistemi
Stealth, sessiz takedown'lar ve sabrı ödüllendiren düşman devriyeleriyle oyun boyunca geçerli bir seçenek olmaya devam ediyor. Stealth bozulduğunda ise oyun; Super Soldier'lara, elit shock troop'lara ve drone birimlerine karşı kaotik gunfight'lara odaklanıyor. Perk sistemi, oyuncuların kalıcı bir kısıtlama olmadan her iki oyun tarzında da uzmanlaşmasına olanak tanıyor.
Dünya ve atmosfer
MachineGames her zaman atmosfer konusunda güçlü olmuştur ve The Old Blood, serinin en akılda kalıcı lokasyonlarından bazılarını sunuyor. Castle Wolfenstein'ın kendisi, serinin köklerine bir dönüş niteliğinde ve oyun buna uygun bir ağırlıkla yaklaşıyor. Kırsal Alman kasabaları, teleferik vadileri ve ardından gelen hayaletli yeraltı mezarları, her biri kendine özgü bir görsel kimliğe sahip.

Wolfenstein: The Old Blood content image
İkinci yarının occult korkuya geçişi, atmosferin gerçekten rahatsız edici hale geldiği yer. Helga Von Schabbs'ın kazıları muazzam bir şekilde ters gidince Wulfburg, işgal altındaki bir savaş şehrinden çok daha karanlık bir yere dönüşüyor. Düşman kadrosu da buna uyum sağlayarak, mümkün olan en temiz şekilde ortamdan kopuk hissettiren yaratıkları oyuna dahil ediyor.
The Old Blood nasıl bir oyun?
The Old Blood, oyun tarzına bağlı olarak yaklaşık altı ila sekiz saat süren, kendi içinde tamamlanmış bir first-person shooter. The New Order hakkında önceden bilgi sahibi olmayı gerektirmiyor, ancak serinin eski oyuncuları iki oyun arasındaki bağlantıları hemen fark edecektir. Hikaye oldukça sürükleyici ve tempolu; kötü karakterleri, hikayeyi uzatmadan akılda kalıcı kılacak kadar derinlikli.
Kompakt yapısı, odaklanmış ve kendi başına bir prequel campaign sunmasını sağlıyor. Perk sistemi ve challenge görevleri, bölümleri tekrar oynamak için bir teşvik sunsa da, asıl olay campaign'in kendisi. Güçlü dünya inşası ve kendinden emin bir tempoya sahip, hikaye odaklı FPS oyunlarının hayranları için The Old Blood, her iki bağlantılı hikayesinde de tam olarak vaat ettiğini sunuyor.

Wolfenstein: The Old Blood content image








