Genel Bakış
Distortions, kim olduğunu hatırlamadan hayali bir vadide uyanan genç bir kızın kontrolünü size veriyor. Bir günlük onu bir kemana yönlendiriyor. O keman artık her şey haline geliyor: bir silah, bir anahtar, bir dil. Geliştirici Among Giants tüm oyunu bu fikir üzerine inşa etti ve sonuç, müziğin arka planda sadece atmosfer olarak kalmak yerine çevreyi gerçek zamanlı olarak şekillendirdiği hikaye odaklı bir RPG oldu.
15 saatin üzerinde bir oynanış sunan oyun, ilerleyişini üç farklı aşamaya bölüyor. İlk bölümler, lineer bir yapıyla oyuncuları kontrollere alıştırıyor. Orta kısım ise keşfedilecek dungeon'lar ve dilediğiniz sırayla ziyaret edebileceğiniz lokasyonlarla dolu bir open world'e açılıyor. Son düzlük ise her iki yaklaşımı harmanlıyor ve ana hikaye dışındaki opsiyonel içeriklerin ve side mission'ların büyük bir kısmını barındırarak kritik yolun ötesinde anlamlı bir oynanış süresi ekliyor.

Keman mekaniği aslında nasıl çalışıyor?
Distortions'daki keman; The Legend of Zelda: Ocarina of Time, Loom ve Guitar Hero'dan ilham alan bir mekanik sistemiyle çalışıyor. Kız, ilerleme kaydettikçe açılan 5 farklı yetenek ve 3 farklı çalma tarzı öğreniyor. Bunlar sadece kozmetik varyasyonlar değil: farklı teknikler köprüler oluşturuyor, devasa kayaları hareket ettiriyor, karakteri görünmez kılıyor, patlamaları tetikliyor veya vadinin tuhaf sakinleriyle iletişim kurmanızı sağlıyor.

Kısaca temel mekanikler:
- 5 eşsiz keman tabanlı yetenek
- Ustalaşılması gereken 3 farklı çalma stili
- Gerçek zamanlı çevresel manipülasyon
- Dünyayı organik bir şekilde etkileyen free play modu
- Dinamik ve bağlama duyarlı davranışlara sahip yaratık karşılaşmaları
Ayrıca kemanı elinize alıp dilediğiniz gibi çalabileceğiniz bir free play modu da mevcut. Belirli lokasyonlar özel notalara tepki veriyor ve bunları doğru yapmak, dünyayı hikayenin senaryosunda olmayan şekillerde değiştiriyor. Küçük bir dokunuş olsa da, vadinin sadece bir arka plan değil, gerçekten tepki veren bir yer gibi hissettirmesini sağlıyor.

Dünya ve atmosfer
Distortions vadisi, çarpıtılmış anıların yankılarından inşa edilmiş; kulağa geldiği kadar tuhaf bir yer. Dağlar, mağaralar, nehirler ve White World adı verilen eş zamanlı bir alternatif alan coğrafyayı oluşturuyor. White World sadece görsel bir hile değil: maskeli yaratıklardan kaçmak veya başka türlü erişilemeyen alanlara ulaşmak için ikisi arasında geçiş yapıyorsunuz.

Oyunun görsel ve anlatısal ilham kaynakları, bir indie yapım için oldukça spesifik. Among Giants; Eternal Sunshine of the Spotless Mind, The Fountain, Where the Wild Things Are, Shadow of the Colossus ve Silent Hill 2'yi referans noktaları olarak doğrudan belirtti. Bu melankoli, sürrealizm ve yaratık ölçeğindeki gerilimin karışımı, Distortions'a çoğu müzik tabanlı oyuna kıyasla kendine has bir tonal kimlik kazandırıyor.
Görsel ve işitsel tasarım
Soundtrack, iki post-rock grubunun (Brezilyalı grup Labirinto ve ABD'li grup Dredg) lisanslı parçalarının yanı sıra orijinal bestelerden oluşuyor. Ortam sesleri; çanları, kemanları ve gitarları çevresel gürültülerle katmanlayarak işitsel dünyanın canlı hissettirmesini sağlıyor. Müziğin oyunun ana mekaniği olduğu göz önüne alındığında, ses tasarımı burada neredeyse diğer tüm indie RPG'lerden daha fazla ağırlık taşıyor.
Oynanış perspektifleri; hikayenin gerektirdiği duruma göre first person, side-scrolling, open world ve lineer segmentler arasında geçiş yapıyor. Bunlar keyfi değişiklikler değil: tempoyu korumaya hizmet ediyor ve aksi takdirde tekrara düşebilecek bir keşif döngüsünde ivmeyi canlı tutuyor.
Sonuç
Distortions; net bir kimliğe sahip, müzik odaklı bir macera RPG'si: bir kız, bir keman ve çaldığı her şeye tepki veren sürreal bir dünya. 15 saatin üzerindeki içeriği, üç aşamalı ilerleme yapısı ve pattern ezberlemek yerine dinamik strateji üzerine tasarlanmış yaratık karşılaşmalarıyla, indie ölçeğinin düşündürebileceğinden çok daha fazla mekanik derinlik sunuyor. Hikaye odaklı oyunlara ilgi duyan, alışılmadık mekaniklerden hoşlanan, özellikle Shadow of the Colossus'un atmosferine veya Eternal Sunshine'ın duygusal ağırlığına kapılan oyuncular, bu özel vadide vakit geçirmekten büyük keyif alacaklar.
















